Ana Sayfa  
Tarihi Eserlerimiz

Tarihi Eserlerimiz

Tarih : 09 Ekim 2011 - 04:21
Tarihi Eserlerimiz Selçuklular döneminde inşa edildiği tahmin edilen Samsun un Çarşamba ilçesindeki Göceli (Mezarlık) Camisi 800 yıldır zamana meydan okuyor.


Göceli (Mezarlık) Cami - çivisiz cami


Selçuklular döneminde inşa edildiği tahmin edilen Samsun un Çarşamba ilçesindeki Göceli (Mezarlık) Camisi 800 yıldır zamana meydan okuyor.

Tüm Mühendisler ve Mimarlar Birliği Platformu Genel Başkanı mimar ve ekonomist Remzi Kozal, yüzyıllardır çürümeden, bozulmadan ayakta durabilen böyle bir yapının yalnızca Türkiye de değil, dünyada da nadir olduğunu, hatta bir benzerinin olmadığını söyledi.
Halen ibadete açık olan caminin, ustalarının mükemmeliyetçiliğini, ahşap yapı konusundaki uzmanlığını gösterdiğini söyleyen Kozal, Ahşabın, uzun süre dayanabilmesi için kestane ağaçlarının kesim zamanı, kurutulması ve işlenmesi son derece önemlidir. Bu bina, dönemi itibari ile bir mimari şaheser olmasının yanı sıra, kültür ve turizm açısından da bir dünya kültür mirası olarak büyük önem taşımaktadır dedi.


Samsun un Çarşamba ilçesinde yer alan ve halen kullanımda olan Hasbahçe Göceli Mezarlığı içerisinde bulunan caminin, halk arasında Mezarlık Camii olarak da bilindiğini kaydetti.
Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunan caminin, mezarlıkta olduğu için göç eli olarak da adlandırıldığını anlatan Kozal, caminin teknik özellikleri ve sembolize ettikleri hakkında bilgi verdi.
Remzi Kozal, şunları kaydetti: Tamamen ahşaptan ve metal çivi kullanılmadan yapılmış olup tek katlı ve dikdörtgen planlıdır. 392 metrekarelik alanı kapsayan caminin dış duvarları 10 santimetre kalınlığında, 50-60-70 santimetre eninde ve 10-15 metre uzunluğundaki kestane ağaçlarından kalaslarla (dilmelerle) örülmüştür. Bu dilmeler birbirine giydirme usulü ile monte edilmiş, köşelerde geçme tekniği ile bağlantı sağlanmıştır. Kiremitlerle örtülü olan çatısı, camiyi bir şemsiye gibi kapatmakta, iç kısımda direklerle desteklenmektedir. Caminin minaresi zaman içerisinde yıkılmıştır. Caminin tavanı çeşitli bitkisel motiflerle süslüdür.
Caminin giriş saçağında hilal şeklinde bir görünüm vardır. Yine caminin giriş kapısının üstünde yay şeklinde bir görünüm bulunmaktadır. Caminin kapısından içeriye girince karşımıza birinci direkte yukarıyı gösteren ok işaretlerine rastlanmaktadır. Bu işaretler yükselmeyi geleceğe güvenle bakmayı vurgulamaktadır. Başınız dik olsun kimseye eğilmeyin anlamındadır. Kıble yönünde mihrabın sağında ve solunda üçer ışık penceresi vardır. Caminin pencerelerinin kıble yönünde olması ayrı bir anlam taşımaktadır. Camiye dıştan ve içten baktığımızda, seccade şeklinde kıbleye uzanmış secde eder gibidir. Mihrabın üzerinde hilal ve hilalinde üzerinde onbir tane yıldızın ışık saçtığını görmekteyiz.


-1206 YILINDA YAPILDI-
Tüm Mühendisler ve Mimarlar Birliği Platformu Genel Başkanı Kozal, Newyork, Cornell Üniversitesi Dendrokronoloji uzmanı Prof. Peter Ian Koniholm un 1990 yılında yaptığı inceleme ve değerlendirmelerin sonunda, Göceli Camisi nin 1206 yılında yapıldığı, giriş kısmındaki revakın 1335 yılında eklendiğinin tespit edildiğini söyledi.
Caminin, restorasyonu sırasında taşıyıcılardan birisinde Arapça harflerle 592 (Miladi 1195) tarihine rastlandığını belirten Kozal, dolayısıyla tespit edilen tarihlerin birbirine çok yakın olduğunu ve birbirini teyit ettiğini ifade etti.

Yöre halkının anlattığına göre, camiyi Karadeniz den donanması ile gelerek bölgeye yerleşen ve halen ismi bilinmeyen bir İslam hükümdarı yaptırmış. Aynı hükümdar tarafından bu camiye benzer dört cami daha yaptırıldığı rivayet ediliyor.

 
Ali Bey Çeşmesi (Bafra)

Samsun ili Bafra ilçe meydanında bulunan bu çeşme Ali Bey tarafından yaptırılmıştır. XIX.yüzyılın son yıllarına tarihlendirilen çeşme, yakın tarihlerde restore edilmiştir. 

Çeşme arkasındaki duvara dayalı olup, iki yanındaki iki sütun ve bunları birleştiren yuvarlak bir kemer içerisinde ayna taşı ve yalak taşından meydana gelmiştir. Üzerinde talik yazılı kitabesi bulunmaktadır. 


 
Taşhan (Vezirköprü)

Samsun ili Vezirköprü ilçesi, Orta Cami Mahallesi, 100.Yıl Caddesi üzerinde bulunan bu hanın kitabesi günümüze gelemediğinden, yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubundan XIX.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. 

Han, kesme taş ve tuğladan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri ahşap bir çatı ile örtülü olan han iki katlıdır. Üç giriş kapısı bulunmaktadır. Hanın avlusunu çevreleyen revaklar altta ve yukarda kalın payeler üzerine oturtulmuştur. Bu payeler yuvarlak kemerlerle birbilerine bağlanmıştır.
Avlunun zemini taş döşenmiş olup, bunlar orijinalliğini korumaktadır.
Günümüzde bu hanın odaları depo olarak kullanılmaktadır. Avlusunda da haftanın belirli günlerinde canlı hayvan pazarı kurulmaktadır.


 
Kurt Köprüsü (Vezirköprü)

Samsun Vezirköprü ilçesinde, Kayabaşı Köyü’nde İstavroz Çayı üzerinde bulunan Kurt Köprüsü’nün kitabesi günümüze gelemediğinden banisi ve yapım tarihi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XII-XIII. yüzyıllarda Selçuklu döneminde yapıldığı ileri sürülmüşse de köprü üzerindeki Grekçe yazı ve işaretler Bizanslılar tarafından yaptırmış olabileceğin ortaya koymaktadır. Büyük olasılıkla Bizans döneminde yapılan köprüyü Selçuklular onarmıştır. 

Köprünün iki yakasında da düzenli yolla bulunmamaktadır. Günümüzde de kullanılan köprü kesme taştan 40.00 m. uzunluğunda, 15.00 m yüksekliğindedir. Yuvarlak dört kemerli köprünün ayakları içerisinde üç küçük oda bulunmaktadır. 



İlk Adım Anıtı (Merkez)

amsun limanında, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapurundan inerek kıyıya çıktığı iskelenin bulunduğu yer, Samsun limanının yapımı sırasında 1959’da kayalarla doldurulmuştur. Günümüzde kıyıdan içeride kalan bu iskelenin yerinin belli olması için bu anıt dikilmiş ve 1969 yılında açılmıştır. Anıtın tasarımını Mimar Seçkin Viter yapmıştır. 

Taş blok kaide üzerindeki İlk Adım Anıtı dayanışmayı simgelemektedir. Burada resmi üniforması ile Atatürk ve kumandanlar görülmektedir. Ayrıca anıtın iki ucunda da gençliği simgeleyen heykellere yer verilmiştir. Anıtın üzerinde “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Gazi M.Kemal” yazılıdır. 



Gazi Müzesi (Merkez)

Samsun Gazi Mahallesi Mecidiye Caddesi’nde Atatürk’ün 20-24Eylül 1924 tarihinde Samsun’a ikinci gelişinde kaldığı konak, 1998 tarihinde müze olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetiminde ziyarete açılmıştır. 

Konak iki katlı bir yapı olup dış cephesi yığma tuğladan iç bölümleri de bağdadi olarak yapılmıştır. Giriş cephesi oldukça bezemeli ve gösterişli olan yapının ikinci katında bir de balkonu bulunmaktadır. Müzeye doğu ve kuzey yönündeki iki kapıdan girilmektedir. 

Müzede Atatürk ile ilgili fotoğraflar sergilenmiştir. Ayrıca eski bir Samsun evi olarak düzenlenmiştir. 



Atatürk Müzesi (Merkez)

Samsun il merkezi Fuar Alanında bulunan Atatürk Müzesi’nin kurulması Vali Turgut Başkaya tarafından 1956 yılında bakanlığa teklif edilmiştir. Sonraki yıllarda Vali Enver Saatçigil konuyu yeniden ele almış ve 1967 yılında Fuar sahası içerisinde yapılmış olan 19 Mayıs Galerisini “Atatürk Müzesi” olarak kullanılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettirmiştir. Müzenin taş ve renkli mermer binasının ön cephesine Kurtuluş Savaşı’nı temsil eden kabartma bir firiz yerleştirilmiştir. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetimindeki Atatürk Müzesi’nde Ankara Anıtkabir Müzesi’nden getirilen Atatürk’e ait 105 parça eserin teşhir ve tanzimi yapıldıktan sonra 1 Temmuz 1968’de fuar ile birlikte ziyarete açılmıştır. 

Müzede Atatürk’e ait giysiler, silahlar, bastonlar ve yemek takımı gibi eşyalar sergilenmektedir. 




Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi (Merkez)

Samsun il merkezi Fuar Alanında bulunan Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi 19 Mayıs 1981’de ziyarete açılmıştır. Samsun yöresinde Türk Tarih Kurumu’nun yapmış olduğu kazılardan çıkan eserler ilde müze olmayışından ötürü Kastamonu Müzesi’ne gönderilmiştir. Samsun’un ulusal tarihimizdeki yerinden ötürü “Atatürk ve 19 Mayıs Müzesi” ismi altında bir müze kurulması 1956 yılında vali Turgut Başkaya tarafından Bakanlığa teklif edilmiştir. Bu arada bir inşaat temelinden çıkan eserler ile çevreden toplanan eserler Samsun Erkek Sanat Enstitüsü’nde toplanarak koruma altına alınmıştır. Başlangıçta depo niteliğindeki müzede 1 Mart 1960’da çalışmalar başlamıştır. Bunun ardından Vali Enver Saatçigil Samsun’da Atatürk Müzesi fikrini yeniden ele almış, 1967 yılında Fuar Alanı içerisindeki 19 Mayıs Galerisi “Atatürk Müzesi” olarak kullanılması için Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir. Bunun ardından Fuar Alanı içerisinde Atatürk Müzesi’nin yanı başında Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nin yapımına 1976 yılında başlanmış ve müze altı yıl sonra ziyarete açılmıştır. 

Müzede Samsun ve çevresinden toplanan arkeoloji ve etnoğrafik eserler sergilenmektedir. 


Arkeoloji bölümünde İlk Tunç Çağı, Hitit, Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlenen bronz, pişmiş toprak, kemik eserler sergilenmektedir. Bunlar arasında bronz atlet heykeli, Eski Tunç Çağına ait ameliyat edilmiş kafatasları, antik Amisos kenti buluntuları, Roma imparatoru Alexander Severus zamanında yapılmış olan Amisos Mozaiği, Aminos mezar odasından çıkan hazineler, Helenistik Çağa ait takılar bulunmaktadır. Müzenin en önemli bölümünü oluşturan Amisos mezar odasında bulunan eserler M.IV-III. yüzyıllara tarihlendirilmektedir Bu bölümde altın taç, küpe, bilezik gibi eserler dikkati çekecek güzelliktedir. Ayrıca Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemi sikkelerde bulunmaktadır. Bunların yanı sıra Cumhuriyet döneminde basılmış paralar da onları tamamlamaktadır. 

Müzenin etnografya bölümünde Samsun yöresine ait bindal, peşkir, cepken, saat keseleri, el yazmaları, Kuran’lar da bulunmaktadır. Yöresel kesici ve ateşli silahlar da ayrı bir vitrin içerisinde düzenlenmiştir. 





Ladik Saat Kulesi (Ladik)

Samsun Ladik ilçe merkezinde, bir tepe üzerinde bulunan saat kulesi kitabesinden öğrenildiğine göre, Saat Kulesi’ni Ziya Paşa yaptırmaya karar vermiştir. Onun yöreden ayrılması üzerine Kaymakam Reşit Bey tarafından 1889 yılında tamamlanmıştır. 

Saat Kulesi çokgen bir kaide üzerinde yuvarlak gövdeli ve şerefelidir. Minareyi andıran saat kulesi kare prizma şeklindeki şerefe üstü bölümünün dört yüzüne yuvarlak kadranlı birer saat yerleştirilmiştir. Kulenin gövdesi üzerinde pencere bulunmamaktadır. Bezeme olarak yalnızca şerefe altında şerit halinde kabartma kuşaklara yer verilmiştir. 



İsa Baba Camisi (Merkez) 


Samsun il merkezinde bulunan İsa Baba Camisi’nin kitabesi günümüze gelememiştir. Bu bakımdan ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır. Ayrıca İsa Baba konusunda da bilgiler yetersizdir. Cami değişik zamanlarda ve 1895 yılında yapılan onarımlarla özgünlüğünden kısmen uzaklaşmıştır. Bununla beraber XV. Yüzyılda, Osmanlılar döneminde yapıldığı sanılmaktadır. 

Cami kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri basık bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı altlı üstlü yuvarlak kemerli ve uzun pencereler ile aydınlatılmıştır. Mihrap ve minberi geç dönemde yapılış ve özelliğini yitirmiştir. Minaresi kare kaide üzerinde yuvarlak yivli gövdeli ve tek şerefelidir. Yanında İsa Baba’nın türbesi bulunmaktadır.



Samsun Eski Saat Kulesi (Merkez)

Samsun il merkezinde bulunan Saat Kulesi’nin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Saat Kulesi 1944 depreminde yıkılmıştır.
Kule ilgili fotoğraflardan kare kaide üzerinde çokgen gövdeli olduğu anlaşılmaktadır. Gövde üzerinde pencere ve bezeme bulunmamaktadır. Kulenin üzerinde demir şebekeli bir balkonu ve bunun üzerindeki kare bölümün her yüzüne birer saat yerleştirilmiştir. Kulenin üzeri aydınlık fenerli bir kubbe ile örtülmüştür. 



Samsun Saat Kulesi (Merkez)
 

Samsun il merkezinde Eski Saat Kulesi’nin yıkılmasından sonra bugünkü saat kulesini Mimar Kemal Taner’in çizdiği plana göre yapılmıştır. 

Saat Kulesi modern bir çizim olup dört cephelidir. Her cephe üç bölüm halinde dikdörtgen, ince uzun camekânla kaplanmıştır. Bu bölümün üzerindeki dikdörtgen bölümlerin her birine dört ayrı saat yerleştirilmiştir. Bu saatler İsviçre’den getirilerek yerine konulmuştur. Kulenin üzeri parçalı sekiz beton blok ile örtülmüştür.


 
Samsun Sivil Mimari Örnekler

Samsun ili ve çevresindeki sivil mimari Doğu Karadeniz Bölgesi ile Orta Anadolu mimarisinin etkisi altında kalan bir sivil mimari göstermektedir. Bununla beraber yapılanmada büyük farklılıklar olduğu da gözlemlenmektedir. Bölgedeki alanların çoğunlukla düz ve ovalık oluşu yapılanmada toplu yerleşimi ön plana çıkarmıştır. 

Samsun yöresindeki köy yerleşimlerinde evler çoğunlukla kare planlı olup, ortadaki sofanın çevresinde odalar sıralanmıştır. Taş temelli evlerin kuzeyine üzeri örtülü çevresi de çardak şeklinde açık yazlık bölümler ön plana çıkarılmıştır. Kış aylarında ise bu çardaklar kapatılarak ayrı bir odaya dönüştürülmektedir. Ahşap döşemeli odaların tavanları kirişler üzerine tahta kaplanmıştır. Üst örtüler çoğunlukla beşik ve kırma çatı şeklinde olup kiremit örtülüdür. 


Kıyıdan iç kesimlere geçildiğinde sivil mimari daha çok Orta Anadolu mimarisi ile yakınlık göstermektedir. Yığma taş temeller üzerine duvarlar moloz taş, yığma taş, kerpiç ve bağdadi sıvalıdır. Zemin katında döşemeler sıkıştırılmış toprak, üst katlar ahşap kirişler üzerine tahta kaplamalıdır. Çatıların yanında düz toprak damlı evlerle de karşılaşılmaktadır. 

Samsun yöresinde Çarşamba, Ladik, Havza ve Vezirköprü de kendine özgü evler bulunmaktadır. 

Çarşamba yöresindeki evler bir veya iki katlıdır. Tek katlı evlerin köşelerine ikişer metre aralıklarla taşlar yerleştirilmiş, bunların aralarına ağaç kirişler atılmıştır. Temeldeki köşe taşları üzerine yatay ve dikey hatıllar konularak duvarların desteklenmesi sağlanmıştır. Bazen de doldurma denilen kalın kütükler üst üste yerleştirilerek araları örülmüştür. Döşemeler çoğunlukla ahşaptır. Duvarların iç ve dış yüzleri samanlı sarı toprakla sıvanmıştır. Tavandaki kirişler de tahtalarla kapatılmıştır. 




Samsun yöresindeki evler bahçe içerisindedir. Bahçeden birkaç basamakla ev önü denilen büyük bir salona girilmektedir. Mutfak ve alt kattaki odalar bu salona açılmaktadır. Odaların içerisinde yüklükler, yıkanma için gusülhaneler, dolaplar bulunmaktadır. Sedirler (makatlar) iç düzenleme de oldukça yaygındır. Ayrıca yöredeki tahıl ve sebze üretimden ötürü, bunların korunması ve kurutulması için aran veya gaylık denilen serenlere önem verilmiştir. Bunlar köşe direkleri üzerine oturtulmuş etrafı açık bir nevi ayrı yapılardır. Üzerleri sazla örtülü olup, dışa açık yan kenarları mısır sapı veya bir nevi ot ile örtülü pür denilen perdelerle kapatılmıştır. 

Samsun il ve ilçe merkezlerde bunlardan farklı bir sivil mimari ile karşılaşılmaktadır. Bu evler düzgün kesme taştan özenli bir işçilikle yapılmışlardır. Ayrıca il merkezinde Rum ve Ermeni evleri de yoğun olup mimari yapıları ile diğerlerinden kolaylıkla ayrılmaktadırlar. Samsun 1869 yılında tümüyle yanmış ve bu tarihten sonra yeni bir yapılanmaya gidilmiştir. Şehir bir Fransız mimarının planına göre yeni baştan kurulmuştur. Deniz kıyısından güneydeki hafif eğimli yamaçlara göre evler kademe kademe yükselmektedir. Denize paralel caddeler ile onları dikey olarak kesen sokaklarla adeta antik çağın Hippodamos plan düzenine göre yapılanma bunların çevresinde yer almıştır. 





Şehrin en eski evleri Kale Mahallesi, Pazar Mahallesi, Hançerli Mahalle, Selâhiye Mahallesi ve Saitbey Mahallesi’nde görülmektedir. Buradaki evler çoğunlukla iki veya üç katlıdır. Sivil mimari ahşap veya ahşap karkaslı ve bağdadi sıvalıdır. Temel üstü dolgularda taş veya Kızılırmak ile Yeşilırmak yöresindeki taş ocaklardan elde edilen tuğlalar kullanılmıştır. Evlerin alt ve üst katları çoğunlukla aynı plan düzenindedir. Üst katlardaki salon evin eksenini oluşturmakta, odalar buraya açılmaktadır. Ayrıca bu salan çıkmalarla bir veya iki yönlü olarak dışa açılmaktadır. Çoğunlukla evlerin girişleri bu çıkmaların altında ve ortasında bulunmaktadır. Böylece girişler yağışlardan korunmuştur. Evlerin yer katı tuğla, üst katları ahşaptır. Girişte taşlık, üst katlara çıkan merdiven ve iki yanında mutfak ve depo gibi bölümlere yer verilmiştir. Merdiven altları ise kömürlük olarak düzenlenmiştir. Girişler çoğunlukla kare planlı salonlara açılmaktadır. İkinci ve üçüncü katlar dışa çıkıntılıdır. Evlerin dışa açılan pencereleri dikdörtgen 



şekildedir. 


XX. yüzyıl başında yapılmış olan taş devlet yapıları daha çok Rum ve Rus mimarisinin etkisi altında kalmıştır.
Bunların başında Hükümet Konağı (1875), Memleket Hastanesi (1900) ve Belediye (1908) gibi yapılar gelmektedir. Çarşamba’daki Taşmektep 1911 yılında Samsun-Sivas demiryolunun yapımı sırasında Mühendis Hüseyin Yakup, Süreyya Sami ve Nazif Beyler tarafından yapılmıştır.



Bandırma Vapuru (Merkez)

Atatürk’ün 18 arkadaşı ile birlikte Samsun’a geldiği ve Milli Mücadele’nin başlamasına neden olan Bandırma Vapuru’nun birebir ölçülerdeki kopyası Samsun’da Doğu Park Sahiline yapılmış ve müze olarak ziyarete açılmıştır. 

Gemi, Taşkınlar Gemi Sanayi Tic.A.Ş. tarafından yapılıp, 15.04.2001 tarihinde teslim edilmiştir. 

Samsun İl Özel İdaresi’nin 200–2001 yatırım programına alınan Bandırma Vapuru’nun Gemi Müze yapılmak üzere ihaleye çıkarılmıştır. İl Özel İdaresi’ne 29 yıllığına tahsis edilen gemi, dolgu sahası içerisindeki koyda 2000 m2’lik bölümü karada, 1000 m2’lik bölümü de denizde olmak üzere yapılmıştır. Bu arada kıyıda çevre düzenlemeleri de yapılmış, geniş bir tören alanı, aslanlı yol ve Milli Mücadele’yi tanımlayan rölyeflerin bulunduğu 70 m. Uzunluğunda bir duvar, yedi figürlü bir anıt ile çeşitli etkinliklerin yapılacağı mekânlar bulunmaktadır. 

Müze olarak ziyarete açılan gemide, Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen’in atölyesinde Atatürk ve 18 arkadaşının özgün boyutlarda balmumu heykelleri yapılmış ve bunlar kaptan köşkü başta olmak üzere çeşitli yerlere konulmuştur. Vapurun karşısında da yedi figürlü bir anıt yapılmıştır. 

Bandırma Vapuru, 1878 yılında İskoçya’nın Paisley bölgesindeki Mac Intyre şirketi tarafından Huston and Cardett tezgâhlarında 279 grostonluk yolcu ve yük vapuru olarak inşa edilmiştir. Geminin ilk sahibi Dussey and Robinson şirketi olup, o zamanki ismi Torocaderto idi. 


1883 yılında Yunanlı armatör Psicha geminin kaydını Pire Limanı’na alarak ismini Kymi olarak değiştirmiştir. Daha sonra bu gemi Yunanlı bir armatöre satılmıştır. Yunanlı armatör Andreadis gemiyi bir başka Yunanlı armatörün Rama Derasimo İstanbul şirketine satmıştır. Bundan sonra geminin ismi Panderma olarak değiştirilerek kaydı İdare-i Mahsusa’ya devredilmiştir. 

Osmanlı Denizcilik İşletmesi olan İdare-i Mahsusa 1910 yılında Panderma ismini Bandırma olarak değiştirmiş ve Posta Vapuru olarak çalıştırmıştır. 19 Mayıs 1919’da Atatürk ve silah arkadaşlarını Samsun’a getiren gemi daha sonra posta hizmetlerine devam etmiştir. 1925 yılında gemi İlhami Söke isimli şahsa satılarak, aynı şahıs tarafından 4 ay içinde Haliç te sökülmüştür. 



Atatürk Evi ve Müzesi (Havza)

Samsun Havza ilçesinde, Medrese Mahallesi Ankara Caddesi’nde bulunan Ali Baba’nın Mesudiye Oteli, Atatürk’ün 25 Mayıs 1919’da Havza’ya gelişinde Kaymakam Fahri Bey tarafından Atatürk’e tahsis edilmiştir. Atatürk bu otelde 25 Mayıs–13 Haziran 1919 tarihleri arasında 18 gün kalarak karargâh olarak kullanmıştır. 

Konak üç katlı bir yapı olup birinci katında bir orta sofa ve bunun çevresinde dört oda; ikinci katında sofaya açılan beş oda bulunmaktadır. 

Atatürk’ün kalmış olduğu oda eşyaları ile birlikte korunarak “Gazi Odası” olarak ziyaret edilmiş, diğer bölümler Havza Belediyesi’nin hizmet birimleri tarafından kullanılmıştır. Samsun İl Özel İdaresi’nin maddi desteği ile Havza Kaymakamlığı evin tamirini yapmış ve ziyarete açmıştır. Kültür Bakanlığı 2001 yılında binayı bütünüyle restore etmiş ve “Atatürk Evi” olarak İl Özel İdare Yönetiminde 2002 yılında yeniden ziyarete açılmıştır. 


Atatürk Evinin alt katı sergi salonu haline getirilmiş ve burada yöresel el sanatları sergilenmiştir. İkinci katta Atatürk’ün çalışma odası, yatak odası ve dinlenme odası o dönemde kullanılan eşyalarla birlikte düzenlenmiştir.
Müzenin üçüncü katında Milli Mücadelenin ön hazırlıklarının yapıldığı sırada illerle yapılan bağlantılar, o dönemdeki çalışmalar, resimler ve belgeler sergilenmektedir. Ayrıca Atatürk ün çalışma masasında balmumu heykeline yer verilmiştir. Salonlarda ise yöresel etnoğrafik eserler sergilenmiştir.



 
Atatürk Anıtı (Merkez)

Samsun il merkezinde, Hükümet Konağı yanındaki şehir parkı içerisindeki Atatürk Anıtı, Atatürk’ün en gösterişli anıtlarının başında gelmektedir. 

Atatürk’ün Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 gününü simgeleyen anıt, Samsun Belediyesi tarafından 1931 yılında Avusturyalı Heykeltıraş H.Krippel’e yaptırılmış ve 19 Ocak 1932’de törenle açılmıştır. 

Oldukça yüksek dikdörtgen beyaz mermer bir kaide üzerinde Atatürk, şaha kalkmış bir at üzerinde, resmi üniforması ile tasvir edilmiştir. Anıtın kaidesi üzerindeki bronz levhalarda ise Kurtuluş Savaşı tasvir edilmiştir. Ayrıca kaidenin ön yüzünde Atatürk’ün Samsun’a çıkışının öyküsü kısaca yazılmıştır. Heykel kaide üzerine atın arka ayakları ve kuyruğu ile oturtulmuştur.

Konu ibrahim tarafından (28-08-2010 Saat 02:36 ) değiştirilmiştir.

geçici heveslere duygu dolu sözlere yer yok benim kalbimde maksat bir sevgili uğruna ölmek değil uğruna ölecek gerçek bir sevgili bulmaktır

 Alıntı ile Cevapla 

  1. 28-08-2010 02:31#2

ibrahim 

İkiyabancı Bağımlısı 

Üyelik tarihi

Jun 2006

Mesajlar

5.427

Tecrübe Puanı

737

  


Fazıl Ahmet Paşa Medresesi (Taş Medrese) (Vezirköprü)

amsun Vezirköprü ilçesi, Yenimahalle’de bulunan medreseyi Fazıl Ahmet Paşa 1661–1662 yıllarında yaptırmıştır.
Medrese 1964 yılına kadar çeşitli amaçlarla kullanılmış, yapılan tadilatlarla özgünlüğünü kısmen yitirmiş ve sonra da Halk Kütüphanesi olmuştur. Kütüphane yörenin en zengin eserlerini bir araya getirmiştir. İçerisinde 378 Arapça ve Farsça el yazması, 509 çeşitli el yazmaları bulunuyordu. Günümüzde kütüphanede 13649 Türkçe kitap bulunmaktadır.
Medrese yöreye özgü Karacaviran taşından yapılmıştır. Dikdörtgen medresenin giriş ekseninde, dışarıya çıkıntı yapan dershane bölümü bulunmaktadır. Medrese iki sıra halinde altta iki, üstte de birer pencere ile aydınlatılmıştır. Avluyu çevreleyen medrese hücre ve revakları küçük kubbelerle örtülmüştür. Kare planlı medrese odalarının içerisine ocak ve dolaplar yerleştirilmiştir.

Dershane kare planlı olup, üzeri kasnaklı merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Dershanenin girişi dört sütunla üç bölüme ayrılmıştır. Bu sütunlar birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır. Bunlardan ortadaki ana giriş diğer iki kemerden daha küçük ölçüde yapılmıştır. Aynı şekilde üzerlerini örten üç kubbeden ortadaki daha küçük ve daha basıktır.
İlk yapılışında üzeri kurşun kaplı olan üst örtü, Osmanlı- Rus Savaşı sırasında üzerideki kurşunları alınmış ve kiremit kaplanmıştır. Medrese 1943 depreminde büyük hasar görmüşse de sonradan onarılmıştır.


Bedesten (Çarşamba)

Samsun ili Çarşamba ilçesinde bulunan bedestenin yapım tarihini belirten bir kitabe günümüze gelememiştir. Bununla beraber yapı üslubundan ve kaynaklardaki bilgilerden XIX. yüzyılın ikinci yarısında 1862 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bedesten ilk yapılışında kuyumcular çarşısı olarak düşünülmüş ve o şekilde kullanılmıştır. 

Bedesten, kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı, iki katlı olarak yapılmıştır. Üzeri semerdam şeklinde kırma çatı ile örtülmüştür. Yuvarlak kemerli bir girişten bir hol kısmına oradan da dükkânların sıralandığı avluya girilmektedir. Girişin iki yanındaki merdivenlerden de üst kata çıkılmaktadır. Buradaki bir koridorun çevresine odalar sıralanmıştır.



Fazıl Ahmet Paşa Bedesten ve Arastası (Vezirköprü)

Samsun Vezirköprü ilçe merkezinde bulunan bedesten ve arasta Fazıl Ahmet Paşa döneminde yaptırılmıştır. Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi tam olarak kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber 1660 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Hatun’un babası Yusuf Ağa tarafından yaptırıldığı konusunda kaynaklarda bazı bilgilere rastlanmıştır. XVII. Yüzyıl eseridir. 

Bedestenin çevresinde arasta eklenerek yapı daha da geliştirilmiştir. Kesme taştan yapılmış olup, kare planlıdır. Bedestene dört cephesindeki yuvarlak kemerli kapılardan girilmektedir. Üzeri pandantifli dört ayrı kubbe ile örtülmüştür. Bu kubbeler duvarla üzerine tuğla kemerlerle oturtulmuştur. Bedestenin ortasındaki ana kubbe ile diğer kubbeler arasına bir de dua kubbesi yerleştirilmiştir. İç mekâna dükkânlar sıralanmıştır. 



Çifte Hamam (Vezirköprü)

Samsun Vezirköprü ilçesinde Kaneoğlu Mahallesi’nde, bedestene bitişik olan hamamın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber bu hamamın da Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Sultan tarafından yaptırıldığı kaynaklarda belirtilmiştir. Büyük olasılıkla da Taşkale Camisi ve Taşkale Hamamı ile birlikte XVI. yüzyıl ortalarında yapıldığı sanılmaktadır. 

Klasik Osmanlı hamam mimarisinde çifte hamam plan düzeninde yapılan bu hamam, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Hamamın kadınlar ve erkekler bölümleri birbirlerinin eşidir. Kadınlar kısmının önüne içerisi görülmesin diye bir duvar örülmüştür. Yuvarlak kemerli bir kapıdan girilen soyunmalık dikdörtgen planlıdır ve ortasına sekizgen bir havuz yapılmıştır. Bu bölüm oldukça geniş bir kemerle iki kare bölüme ayrılmıştır. Bu bölümün üzeri kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Soyunmalık ve sıcaklık arasındaki ılıklık küçük ölçüdedir ve üzeri tonoz örtülüdür. Sıcaklık kare planlı olup, kenarlarındaki eyvanlarla haç planına dönüştürülmüştür. Bu bölümün de ortasında sekizgen planlı bir göbek taşı bulunmaktadır. Sıcaklığın etrafındaki eyvanların aralarında ikişer kurnalı bölümlere yer verilmiştir. 

Hamam günümüzde iyi bir durumda olup, halen kullanılmaktadır. 


 
Havza İmareti (Havza) 

Samsun Havza ilçesi İmaret Mahallesi’nde, kaplıcaların yakınında bulunan bu imareti Sultan II. Murat zamanında Amasya Valisi olan Yörgüç Paşazade Mustafa Bey 1429 yılında yaptırmıştır. 

İmaret sonraki yıllarda fakirlere, dervişlere ve askerlere yemek verme işlevinde uzaklaşmış, kendi haline terk edilmiştir. Bu nedenle de harap olan imaret Cumhuriyet döneminde Samsun Valisi olan Fuat Tuksal tarafından onartılmış ve böylece günümüze gelebilmiştir. İmaret 1940-1982 yıllarına kadar “Atatürk Halk Kütüphanesi” olarak kullanılmıştır. Yakın tarihlerde de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından eski işlevine döndürülmüş ve imaret olarak hizmet vermektedir. 

İmaret Kesme taştan yapılmış olup, birbirine dik ve bitişik iki bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan biri ana mekânı diğeri de yan bölümleri oluşturmaktadır. İmaretin üzeri ise düz bir çatı ile örtülmüştür. İmaretin doğusunda ve yan mekânlarda birer kapısı bulunmaktadır. Doğudaki bölüm, iki kapı ile yan mekânlara bağlanmıştır. 

Bunlardan ana giriş kapısı üzerinde Arapça sülüs yazılı bir kitabesi bulunmaktadır. 

Kitabe: 
Emre bi inşa hazihil 
İmarütül mübareketül 
Fi eyyam-i devletüz 
Sultanül vel hakanül muazzam 
Bi ibnil fetih murabbın 
Sultan mehmet ban-ül müştehir 
Bi ibl Osman Halladellahu 
Ve ezzaha alil alemin 
Bülhanebül emir-ül-kebir 
Mustafa bin ül vezirül 
Hatr-ül milleti celâl veddin 
Yörgüç Haşa el. 
Atabey el Muhasınaüllillah 
Sende selasine ve semanü 
Me min hicreti hayr-ül 
Beriyye aleyhi eftalüt tahiyye. 

Bu kitabenin yanı sıra duvar üzerinde Pilancius Piso’nun Latince bir sözünü içeren bir kitabe daha bulunmaktadır. Bu kitabenin ne amaçla ve ne zaman buraya konulduğu bilinmemektedir. 

Bu sözün anlamı şöyledir: 
“Havza kaplıcalarında seneli müteakip ve vakur bir tarzda geçirdikten sonra şimdi iyi sıhhatte olarak, hak ettiği için Tanrı Asklepios hazretlerine ve menfaatlerine şükranlarımı sunarım. 
Taşrada muvakkaten oturmasına rağmen bana suyu tavsiye eden rahip Xandrasa ve herkesin dostu olan Silius Lipidus’a teşekkür ederim. Ben Piso kurtulmuş olarak latif vatanıma dönüyorum, ailemin şükranı ebediyen yaşasın. 
Pilancius Piso”. 

İki bölümlü imaretin doğu kapısından dikdörtgen mekâna girilmektedir. Bu bölüm iki kare mekâna geniş bir kemerle ayrılmış ve üzerleri pandantifli birer kubbe ile örtülmüştür. Buradan iki kapı ile mutfağın ve yemek yenilen bölümlerin olduğun mekâna geçilmektedir. Buradaki birbirlerine bitişik üç bölüm dışarıya pencere ile açılmamaktadır. Üzerleri ise tonozlarla örtülmüştür. 


 
Sunullah Paşa Türbesi (Ladik)

Samsun Ladik ilçesinde bulunan Sunullah Paşa Türbesi’nin kitabesi günümüze gelememiştir. Bununla beraber, yapı üslubundan XVI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. 

Türbe kesme ve yer yer de moloz taştan yapılmıştır. Sekizgen planlı olup, üzeri yüksek bir kasnak üzerine oturan kubbe ile örtülüdür. Birkaç basamakla çıkılan türbenin giriş kapısı dikdörtgen bir çerçeve içerisinde yuvarlak kemerlidir.
Önüne iki mermer sütunun taşıdığı bir revak eklenmiştir. Türbenin sekizgen köşelerine üzerlerinde birer aynalık olan dikdörtgen söveli pencereler yerleştirilmiştir.



Şeyh Savcı Türbesi (Havza)

Samsun Havza ilçesinde Şeyh Safi Köyünde bulunan bu türbenin kime ait olduğu kesinlik kazanamamıştır. Bazı iddialara göre Selçuklu sultanlarından II. Mesut’un şehzadesi Taceddin Çelebi’nin türbesidir ve 1355 tarihinde yaptırılmıştır. Bununla beraber Şeyh Safi Köyü mezarlığında Taceddin Altunbaş Gazi’ye ait bir mezar bulunmuştur. Ayrıca Taceddin Altunbaş’ın 1355 yılında yaşadığını gösterem belgelerle de karşılaşılmıştır. Bu durumda türbenin Şeyh Savcı isimli bir kişiye veya Sultan Taceddin’in oğlu Kılıçaslan Bey’e ait olduğu da düşünülmektedir. 

Türbe günümüze kadar değişik zamanlarda onarılmıştır. Son olarak da Çonoğluzade Mahmut Efendi tarafından 1900’lu yıllarda orijinaline uygun olarak yenilenmiştir. 

Türbe kesme taştan sekizgen planlı olup üzeri içten kubbe dıştan konik bir külah ile örtülmüştür. Türbede dikkati çeken bir bezemeye rastlanmamıştır. 



Emir Mirza Bey Türbesi (Bafra)

Samsun Bafra ilçesine 5 km. uzaklıktaki Emir Mirza Bey Türbesi, Türbe Köyü’nde bulunmaktadır. Kitabesinden öğrenildiğine göre Emir Mirza Bey’in veba salgını sırasında ölen yakınları için 1381 yılında yaptırılmıştır. 

Türbe moloz taştan ve dikdörtgen planlı olarak yapılmış üzeri sivri bir kubbe ile örtülmüştür. Türbenin kubbe dışındaki alanlar tonoz örtülüdür. 

Türbe içerisinde Selçuklu üslubunda altı sanduka bulunmaktadır. 



Taşkale (Kale Camisi) Camisi (Vezirköprü)

Samsun Vezirköprü ilçesi, Mehmet Paşa Mahallesi’nde bulunan bu camiyi yanındaki hamam ile birlikte Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Sultan 1659 yılında yaptırmıştır. 

Günümüze özgünlüğünü koruyarak gelen cami, kesme taştan kare planlıdır, İbadet mekânının üzerini sekizgen yüksek kasnaklı basık bir kubbe örtmektedir. Caminin önünde birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmış dört sütunun taşıdığı üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Kemerlerin üzerindeki duvarlar iki renkli taşların alternatifli olarak sıralanmasıyla gösterişli bir konuma getirilmiştir. Son cemaat yeri 1945 yılından sonra camekânla kapatılmıştır. Giriş kapısının sağında minareye açılan bir kapı, solunda da kadınlar mahfiline çıkan bir dehliz bulunmaktadır. 

İbadet mekânındaki mihrap yedi köşeli olup mukarnas dolguludur. Günümüzde yağlı boya ile boyanmış mihrabın altındaki izlerden orijinal mihrabın bezemeli olduğu anlaşılmaktadır. Geç dönem işçiliği göstermesine rağmen mihrap ağaç işçiliğinin güzel örneklerinden olup yan yüzeyler bitkisel ve geometrik bezemelerle kaplanmıştır. Kıvrık dallar, çiçekler, baklava motifleri sık sık kullanılmıştır. Son cemaat yerinden çıkılar minare dikdörtgen taş kaide üzerine yuvarlık gövdeli ve tek şerefelidir. Günümüze gelen minare 1945 depreminden sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yapılmıştır. 


 
Taceddin Paşa (Kurşunlu) Camisi (Vezirköprü)

Samsun Vezirköprü ilçesi, Çanaklı Mahallesi’nde bulunan bu camiyi Taceddin Paşa 1494 yılında yaptırmıştır. Cami 1943 depreminde yıkılmıştır. 

Osmanlı Erken Dönem Mimarisinde kullanılan yan mekânlı veya Tabhaneli, Ters T planlı olarak yapılan cami, kesme taştan yapılmıştır. Art arda yerleştirilmiş iki kare mekân ve yan kanatlardan meydana gelen caminin bölümleri kasnaklı kubbelerle örtülmüştür. Önüne de beş bölümlü, üzeri kubbeli altı sütunun yuvarlak kemerlerle bağlandığı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Ancak 1945 depreminde yan mekânlar dışındaki bölümleri yıkılmış üzeri de çatı ile örtülmüştür. 

Vakıflar Genel Müdürlüğü 1989 yılında caminin restorasyonuna başlamış ve 1998 yılında da ibadete açılmıştır. Son onarım sırasında caminin üzerini örten çatı kaldırılmış ve buraya yüksek kasnaklı aynı eksende iki kubbe yapılmıştır.



Sivrikise Camisi (Havza)

Samsun ili Havza ilçesi Sivrikise Köyü’nde bulunan bu camiyi Ali Osman Ağa 1903 tarihinde yaptırmıştır. Cami Todor Usta tarafından yapılmıştır. 

Geniş bir avlu içerisindeki cami kare planlıdır. Düzgün olmayan kesme taşlardan yapılmıştır. Duvar köşelerine kesme taşlar yerleştirilmiştir. Üzeri ahşap kırma çatı ile örtülmüştür. Çatı altı XIX, yüzyılda çok sık kullanılan kirpi saçak şeklindedir. Caminin önündeki son cemaat yeri dört ahşap sütunun taşıdığı çatı örtülüdür. Giriş kapısı dikdörtgen çerçeveli ve basık kemerlidir. Kapı üzerine Arapça yapım tarihini belirten bir kitabe yerleştirilmiştir. 

İbadet mekânının her cephesine dikdörtgen söveli, sivri kemer alınlıkları olan ikişer pencere açılmıştır. Girişten sonra dört ahşap sütunun taşıdığı bir mahfil bulunmaktadır. İbadet mekânını örten ahşap tavanın orta göbeği kademelidir. Mihrap sade bir niş görünümünde olmasına rağmen minber ağaç işçiliğinin güzel örnekleri arasındadır. Minber korkulukları çeşitli bitkisel motiflerle bezenmiştir.
Yanındaki minaresi taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Avlusundaki şadırvanın bir özelliği bulunmamakta olup XX. yüzyılda buraya eklenmiştir. 



Göğceli Camisi Camisi (Çarşamba) 

Samsun Çarşamba ilçesinde, Çay Mahallesi’nde Göğceli Mezarlığı içerisinde bulunan bu cami, 1206 yılında yapılmış olup banisi bilinmemektedir. 

Anadolu ahşap planlı camiler tipinin en güzel örneklerinden biri olan cami, 1335 yılında onarım geçirmesine rağmen özelliğinden uzaklaşmamıştır. Bu onarım sırasında önüne bir son cemaat yeri eklenmiştir. 

Caminin yapımında yığma tekniği uygulanmış, duvarlarını tek parça halinde kalaslar meydana getirmiştir. Burada kullanılan kalaslar yaklaşık 15-18 cm kalınlığında, 50-70 cm eninde ve 12.60-20.00 m. uzunluğundadır. Yapıda dövme demir çivi yalnızca bağlantılarda kullanılmıştır. Caminin duvarlarında, direklerinde, kirişlerinde karaağaç, dışbudak ve kestane ağaçları kullanılmıştır. İbadet mekânının üzerini yörede üç omuzlu tabir edilen bir çatı örtmüştür. 

Bu caminin en büyük özelliği de, yapının taşınabilir oluşudur. 



Büyük Cami (Bafra)

Samsun Bafra ilçesinde bulunan bu camiyi Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Hatun 1670 yılında yaptırmıştır. Bu caminin bulunduğu yerde daha önce İsfendiyaroğulları döneminde yapılmış ahşap bir caminin olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. Ancak bu cami ile ilgili yeterli bir bilgi bulunamamıştır. 

Cami Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda kesme taştan, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânın üzeri kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Mihrap ve minberi kısmen orijinalliğini korumuştur. Caminin yanında taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır. 



Büyük Cami (Merkez)

Samsun il merkezinde Fuar alanının karşısında bulunan cami, ilin en büyük camisidir. Batumlu Hacı Ali Efendi tarafından 1884’de yaptırılmıştır. Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valde Sultan tarafından onarılmış, bu yüzden de halk arasında Valde Camisi olarak tanınmıştır. 

Cami sarıya yakın renkte kesme taştan yapılmıştır. Kare planlı caminin üzeri tromplu merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe sekizgen bir kasnak üzerine oturmuş ve dıştan basık görünümdedir. Merkezi kubbe dört köşedeki kulelerle desteklenmiştir. Dikdörtgen çerçeve içerisinde yuvarlak kemerli giriş kapısının önünde altı sütunun taşıdığı beş bölümlü beşik tonozlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinin sütun araları yakın tarihlerde camekânla kapatılmıştır. Son cemaat yeri ile ibadet mekânı arasında kalan dikdörtgen bölümün üzeri üç kubbe ile örtülmüştür. Böylece caminin girişi daha da görkemli bir görünüm kazanmıştır. 

Yuvarlak bir niş şeklindeki mihrabı mermerdendir. Ağaç işçiliğinin güzel örneklerinde birisini yansıtan minber üzerinde madalyonlar, yıldız ve madalyon motifleri bulunmaktadır. Kubbe içerisi ve duvarlar bitkisel ve geometrik kalem işleriyle bezenmiştir. Caminin giriş cephesinin her iki tarafında son cemaat yeri ile caminin ana duvarlarının birleştiği duvarların üzerine iki minare yerleştirilmiştir. Minareler yuvarlak gövdeli ve birer şerefelidir. 


 
Şeyh Seyyid Kudbettin Camisi (Merkez)


Samsun il merkezinde bulunan caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan Osmanlı döneminde, XVI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Vakıf kayıtlarında da bu cami ile ilgili yeterli bir bilgiye rastlanmamıştır. Yanındaki türbe Şeyh Kudbettin’e aittir. Bu yapının dergâhtan camiye dönüştürüldüğü sanılırsa da bununla ilgili yeterli bir kaynak ile karşılaşılmamıştır. 

Cami kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Önünde L şeklinde, çatılı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Giriş kapısı eksenindeki mihrap yuvarlak bir niş şeklindedir. Minaresi kare kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. 
Caminin yanında Şeyh Kudbetttin’in türbesi bulunmaktadır. Türbe kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri beşik tonozla örtülmüştür. Değişik dönemlerde yapılan onarımlarla özelliğinden kısmen de olsa uzaklaşmıştır.

 





Bu yazı 3248 defa okundu.


İçerik Hakkında Yorumlar
Yazan: ssngncFAMOtGC Tarih: 01.07.2013 - 05:19
A company car a href=" http://www.vinculumgroup.com/aboutus.html "purchase ventolin inhalers/a A number of other exceptions to the rule are set out in the Universitys FERPA policy. You may obtain a
Yazan: BsUqSgluLKkXx Tarih: 10.07.2013 - 12:50
Yes, I play the guitar a href=" http://megacaremissions.org/contactus.html "fluoxetine generic price/a Be sure to have the following information available when you call:
Yazan: BsUqSgluLKkXx Tarih: 10.07.2013 - 12:50
What do you do? a href=" http://www.jpgproperty.com.au "nolvadex cost/a to possible medical problems associated with dispensing the new drug.


Yorum Yapmak İçin Tıklayın
Ad Soyad :
E-Mail :
Yorum :
(Maximum: 400 karakter) karakter kaldı.
   
BlogMarks Delicious Digg FaceBook Google Mixx MySpace TechNorati Reddit Twitter Yahoo Buzz
SON EKLENEN İÇERİKLER
Yıldıray ÇINAR
1940 Yılında Samsun da doğan Üstad Yıldıray ÇINAR 29 Mayıs 2007 tarihinde aramızdan ayrılmıştır... Devamı
İsmet Yazıcı EMİR
1963 yılında Samsun’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Samsun’da tamamladı. .. Devamı
Çarşambayı Sel Aldı
Çarşambayı Sel Aldı Destanı.. Devamı
Başkandan Mesaj
Ümraniye Samsunlular Derneği Başkanı Erdal BİR in İstanbul da yaşayan Samsunlu Hemşehrilerine mesajı Birlik ve Beraberlik içinde dayanışmanın bir Sivil Toplum Kuruluşu altında yapılmasının önemini belirtti... Devamı
Murat KARAYALÇIN
1943 yılında Samsun da doğan Karayalçın, ilk ve orta öğrenimini Ankara Mimar Kemal İlkokulu ve Ortaokulunda, Lise öğrenimini ise Ankara Gazi Lisesinde yapmıştır. .. Devamı
Polat BİLGİN
Polat Bilgin 28 Haziran1976’da Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra Samsun Ar Koleji nde orta ve lise eğitimini tamamladı. Mezun olduk.. Devamı
ÜYE ALANI
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Üye Ol
Şifremi Unuttum!
KATEGORİLER
YAZARLAR
ABONE OLUN
E-Mail adresinizi girerek sitemizdeki gelişmelerden haberdar olun.
SOSYAL AĞ
Twitter Facebook
HABERLER