Ana Sayfa  
Vedat TÜRKALİ

Vedat TÜRKALİ

Tarih : 18 Ekim 2011 - 04:49
Vedat TÜRKALİ Vedat Türkali Doğum 15 Mayıs 1919 Samsun, (Yazar, Şair)

Samsun da doğdu. Asıl adı Abdülkadir Pirhasan dır. Ortaöğrenimini Samsun Lisesi’nde, yükseköğrenimini askeri öğrenci olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı (1942). Maltepe ve Kuleli Askeri Liselerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951 de siyasal eylemlerde bulunmakla suçlandı ve tutuklandı. Askeri mahkeme tarafından dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yedi yıl sonra koşullu olarak serbest bırakıldı.

Edebiyata şiirle başlayan Türkali, cezaevinden çıktıktan sonra senaryo yazarlığı ve film yönetmenliği yaptı. Dallar Yeşil Olmalı adlı oyunuyla 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması nda Başarı Ödülü, Bir Gün tek başına adlı romanıyla Milliyet Yayınları 1974 Roman Yarışması nda Birincilik kazandı. Aynı yapıta 1977 de Orhan kemal Roman Armağanı da verildi.

Rıfat Ilgaz la birlikte Gar Yayınları nı kurdu. 1960 ta Dolandırıcılar Şahı ile ilk senaryo denemesini yaptı. Otobüs Yolcuları, Üç Tekerlekli Bisiklet, Karanlıkta Uyuyanlar gibi önemli filmlerin senaryolarını yazdı. 1965 te senaryosunu yazdığı Sokakta Kan Vardı ile yönetmenliği de denedi. Kurgusu, anlatım tekniği ve gerçekçi yaklaşımıyla çağdaş edebiyatta bir aşama olarak nitelendirilen Bir Gün Tek Başına yı Mavi Karanlık izledi. Yeşilçam Dedikleri Türkiye ve Tek Kişilik Ölümle roman uğraşısını sürdürdü.

Eserleri

  • Bir Gün Tek Başına
  • Mavi Karanlık
  • Güven 1-2
  • Tek Kişilik Ölüm
  • Bir Gün Tek Başına (roman, 1974)

 

  • Eski Şiirler, Yeni Türküler (şiirler, 1979)
  • Üç Film Birden (senaryolar, 1979)
  • Mavi Karanlık (roman, 1983)
  • Eski Filmler (senaryolar, 1984)
  • Bu Gemi Nereye (yazılar, anılar, 1985)
  • Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 1985)
  • Tek Kişilik Ölüm (roman, 1989)
  • Özgürlük İçin Kürt Yazıları (yazılar, 1996)
  • Güven (roman, 1999)
  • Komünist (anı, 2001)
  • Yeşilçam Dedikleri Türkiye (roman, 2001)
  • Bu Ölü Kalkacak (oyun, 2002)
  • Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 2002)
  • Kayıp Romanlar (roman, 2004)
  • Yalancı Tanıklar Kahvesi (roman, 2009)


 

 

 

 

İSTANBUL 
Salkım salkım tan yelleri estiğinde 
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle 
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul 
Binbir direkli Halicinde akşam 
Adalarında bahar 
Süleymaniyende güneş 
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri 
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde 
Bakışlarımda akşam karanlığın 
Kulaklarımda sesin İstanbul 
Ve uzaklardan 
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde 
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul 
Plajlarında karaborsacılar 
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir. 
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında 
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın 
Meyvesini birlikte devşirirler 
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul 
Et tereyağı şeker 
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde 
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların 
Hürriyet yok 
Ekmek yok 
Hak yok 
Kolların ardından bağlandı 
Kesildi yolbaşların 
Haramilerin gayrısına yaşamak yok 
Almış dizginleri eline 
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası 
Onların kemik yalayan dostları 
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi 
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel 
Ve sen 
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi 
Seni öldürürler 
Seni sürerler 
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir 
İpek şiltelerin istakozların 
ve ahmak selameti için 
Hakkında idam hükümleri verilir 
Haktan bahseden namuslu insanları 
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar 
Karanlık mahzenlerinde şehrin 
Cellatlara gün doğdu 
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır 
Bir kalem yazın vardır 
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır 
Söylenmez 
Haramiler kesmiş sokak başlarını 
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi 
Haramilerin elinde 
Ve mahzenlerinde insanlar bekler 
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer 
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü 
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde 
Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul 
Bulutların ardında damla damla sesler 
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle 
Arkadaşlar çıktı karşıma 
Dindi şakalarımın ağrısı 
Bir kadın yoldaş tanırdım 
Bir kardeş karısı 
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları 
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi 
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında 
Gebeliğin dokuzuncu ayında 
Aç kurtların varoşlara saldırdığı 
Tipili bir gece yarısı 
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi 
Otuzbeş kiloluk sırrımızı 
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı 
Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul 
Bekle bizi 
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle 
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla 
Mavi denizlerine yaslanmış 
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle 
Ve bir kuruşa Yenihayat satan 
Tophanenin karanlık sokaklarında 
Koyunkoyuna yatan 
Kirli çocuklarınla bekle bizi 
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi 
Bekle dinamiti tarihin 
Bekle yumruklarımız 
Haramilerin saltanıtını yıksın 
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle 
Sen bize layıksın

İSTANBUL

 

Salkım salkım tan yelleri estiğinde

Mavi patiskaları yırtan gemilerinle

Uzaktan seni düşünürüm İstanbul

Binbir direkli Halicinde akşam

Adalarında bahar

Süleymaniyende güneş

Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

 

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde

Bakışlarımda akşam karanlığın

Kulaklarımda sesin İstanbul

 

Ve uzaklardan

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde

Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

 

Plajlarında karaborsacılar

Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.

Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında

Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın

Meyvesini birlikte devşirirler

Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

 

Et tereyağı şeker

Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde

Yumurta masalıyla büyütülür çocukların

Hürriyet yok

Ekmek yok

Hak yok

Kolların ardından bağlandı

Kesildi yolbaşların

Haramilerin gayrısına yaşamak yok

 

Almış dizginleri eline

Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası

Onların kemik yalayan dostları

Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi

Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel

Ve sen

Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi

Seni öldürürler

Seni sürerler

Buhranlar senin sırtından geçiştirilir

İpek şiltelerin istakozların

ve ahmak selameti için

Hakkında idam hükümleri verilir

 

Haktan bahseden namuslu insanları

Yağmurlu bir mart akşamı topladılar

Karanlık mahzenlerinde şehrin

Cellatlara gün doğdu

Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır

Bir kalem yazın vardır

Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır

Söylenmez

 

Haramiler kesmiş sokak başlarını

Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi

Haramilerin elinde

Ve mahzenlerinde insanlar bekler

Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer

Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü

Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

 

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul

Bulutların ardında damla damla sesler

Gülen çehreleri ve cesaretleriyle

Arkadaşlar çıktı karşıma

Dindi şakalarımın ağrısı

 

Bir kadın yoldaş tanırdım

Bir kardeş karısı

Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları

Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi

Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında

Gebeliğin dokuzuncu ayında

Aç kurtların varoşlara saldırdığı

Tipili bir gece yarısı

Sırtında çok uzak bir köyden indirdi

Otuzbeş kiloluk sırrımızı

Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

 

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul

Bekle bizi

Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle

Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla

Mavi denizlerine yaslanmış

Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle

Ve bir kuruşa Yenihayat satan

Tophanenin karanlık sokaklarında

Koyunkoyuna yatan

Kirli çocuklarınla bekle bizi

Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi

Bekle dinamiti tarihin

Bekle yumruklarımız

Haramilerin saltanıtını yıksın

Bekle o günler gelsin İstanbul bekle

Sen bize layıksın

 





Bu yazı 1245 defa okundu.


İçerik Hakkında Yorumlar
Bu içerik hakkında henüz yorum yapılmamış




Yorum Yapmak İçin Tıklayın
Ad Soyad :
E-Mail :
Yorum :
(Maximum: 400 karakter) karakter kaldı.
   
BlogMarks Delicious Digg FaceBook Google Mixx MySpace TechNorati Reddit Twitter Yahoo Buzz
SON EKLENEN İÇERİKLER
CEMALETTİN ETLİ KAVAKLIGİL
1938 Samsun-Kavak Tabaklı Köyü doğumlu olup emekli öğretmen.... Devamı
Yöresel Giysi (Folklor) Bayan
Yöresel Giyim (Bayan).. Devamı
Mehmet ÖZDİLEK
1966 yılında Samsunda doğan Mehmet futbolculuğu ve yardım severliği ile gönüllere taht kurmuştur... Devamı
Yıldırım BEKÇİ
1959 yılında Samsun’da doğan Yıldırım Bekçi, müzik yaşamına 1974 yılında Samsun Musiki Cemiyeti’nde başladı. .. Devamı
Ferhan ŞENSOY
26 Şubat 1951 tarihinde Samsun un Çarşamba ilçesinde doğdu. Yazar, tiyatro oyuncusu ve yönetmeni. .. Devamı
ÜYE ALANI
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Üye Ol
Şifremi Unuttum!
KATEGORİLER
YAZARLAR
ABONE OLUN
E-Mail adresinizi girerek sitemizdeki gelişmelerden haberdar olun.
SOSYAL AĞ
Twitter Facebook
HABERLER